(Original publishing date: 06.05.2022) ‘… Şehirlerde gezeleyen, gün içerisinde ellerinde ya frappucino’ları ya da ıspanaklı smoothie’leri eksik olmayan; fakat sabahın altılarındaki yoga seanslarından saatler önce kafalarını bar lavabosundaki kokain çiziklerinden anca kaldırabilen elitlere ne demeli? Bu kokainman yogileri bilinçlendirmeden (ya da onlar da sorumluluk almadan) ağır uyuşturucularla verimli bir mücadele vermemiz çok güç olacaktır. …’…
(Original publishing date: 04.05.2022) ‘Eğitim şart ağabey, tabii tabii; her şeyin başı eğitim sonuçta. Ee, nerenin eğitim sistemi iyi diyorlar? Finlandiya mı? Hah, çevirelim madem o vakit oradan üç beş yönetmeliği de sistemimiz biraz modernleşsin.’. İşbu diyaloğu sayısız temada uyarlamak mümkündür: Üretim, hukuk, adalet, laiklik, kısırlık… Evet, kısırlıkta dahi denenebilecek bu taktik tepeden tırnağa kısırdır…
(Original publishing date: 30.04.2022) Toplumsal hiyerarşi denildiğinde akıllara ne gelir? Günümüze hakim, tartışılmasına özellikle ‘sol görüş’e yatkın olan kesimlerce izin dahi verilmeyen anlayışa göre güç merkezli bir açıklama, gücü elinde bulunduran kesimlerin (burada güç fiziksel, parasal, sosyal ya da bir diğer avantaj sağlayan şey olabilir), bundan mahrum kitleleri ezdiği, sömürdüğü ve düzenlerini de bu parazitik…
(Original publishing date: 25.04.2022) Türkiye’nin yakın tarihindeki benliğini, zirzop ilkokul çocuklarınca çalınmış; sayfaları karalanıp karalanıp yırtılan bir sınıf defterine benzetiyorum: Kaliteli bir kapak, iyi niyetlerle özene bezene yazılıp döşenmiş taslak, bütün defter boyunca örnek alınası ilk birkaç sayfa… Ardındansa defterden arşa sadır olan kaos… Ve kaosun getirdiği pus, sis ve yer yer kan izleri. İnsanın…
(Original publishing date: 19.04.2022) ‘Tanrı öldü! O’nu bizler öldürdük … Şimdi elimizdeki kanı nasıl temizleyebiliriz? Bu amelin yüceliği bizi aşmıyor mu?…’ Nietzsche’nin yüzyıldan evvel kaleme aldığı bu tespit Batı dünyası için yeni, ancak kaotik ve tehlikeli bir çağın başlangıcını işaret ediyordu. Bir başka deyişle bilimsel gelişmeler (Hristiyanlığın temelinde yatan) yaratılışçı hikayelerin objektif (nesnel kst.) geçersizliğini…